|
Bir yaz daha geldi geçti. Yerini bir bir dökülen, yerlere savrulan yapraklara bıraktı. Hazan mevsimi denildiğin de bile insanın içini bir hüzün kaplar, ayrılık mevsimidir belki de yeni bir kavuşma için hazırlanacaktır doğa. Sonbahar geldiğinde içimde garip bir sevinç yaşarım. Düşen o rengarenk yapraklara bakar o renk cümbüşüne bürünmüş ormanların görüntüsüne hayranlıkla dalarım. O doğaya bakmaya doyamazsınız ki, yudum yudum içinize çekersiniz belki de hayatın yorgunluğunu bir nebze unutuverirsiniz. Dalından düşen her yaprak bir şeyler hatırlatır, hüznü yaşarsınız bir taraftan sevinci. Savrulan yapraklarla, yaşamın savurdukları belki de yok ettikleri aklınıza bir bir gelir. Kopamazsınız. Gözlerinizden birkaç damla yaş akar anlam veremezsiniz. Kaybettikleriniz gelir aklınıza, film şeridi gibi geçer gözlerinizin önünden. Ama sadece, sadece fotoğraflarda kalmıştır. Uzanıp sevemezsiniz, okşayamazsınız. Seni çok özledim diyemezsiniz artık. Belki de aynı bu ağaç yeşilken değerini bilmeyenler gibi, yanımızdakilerin değerini bize elvada dediklerinde mi anlıyoruz. Gönlünüz sonbahar rüzgarlarıyla mı sarsılıyor. İçinizde kaç tane yaprak düşecek yine. Şarkılar, o şarkılar artık daha içli çalıyor sizi alıp götürüyor geçmişe.. Boğazınız düğüm düğüm olur, içiniz buruk gözleriniz özlem dolu hiç gelmeyecek sevgiliye mi bu hasret. Eyy hayat, sonbaharın gelişiyle dökülen yapraklar aslında yeni bir baharın müjdecisi gibi umutlarla dolmalı. İlkbaharla birlikte yeni yeni filizler sürse de hayat, bizler hep sonbahar da mı kalıyoruz. Hazan mevsimi, hüzün mevsimi. Hazin bir sonun başlangıcı mı? Yeniden başlamak için dinlenme zamanı mı? Yeşil, sarı, kırmızının her tonuna bürünen doğa bizleri neleri anlatıyor. Yoksa bize sunduğu o renk cümbüşüyle her anın güzelliğini göstermeye mi çalışıyor? İnsanoğlunun yazgısıdır beklemek, beklenecekse elbet o bahar da gelecektir. Güneş yeniden doğacak herkes için, hüzün kaplasa da içimizi elbet içimizdeki çocuğu çıkaracağız. Düşünceler alıp gider götürür bizi. Dökülen bu yapraklar, umutlarımız mı, hayallerimiz mi, kaybettiğimiz sevgiler mi? İnsan için de doğa içinde bir başlangıç ve son vardır. Bizim için hazan mevsimi ne zamandır? Sevdiklerimizi kaybettiğimizde mi? Saygıyı sevgiyi, dostluğu kardeşliği yitirdiğimizde mi gelir. Doğa yine de insanlara göre çok şanslı. Doğa her rengiyle yaşar hazan mevsimini. Her renge bürünür, canlılığını o muhteşem görüntüsüyle kaybeder ama her kış sonunda onu kucaklayacak bahara kavuşur. Biz insanlar öyle miyiz? Yitirdiklerimiz, kaybettiklerimiz bir daha asla geri gelmez. Unutmamalıyız, sevdiklerimize gerekli değeri her zaman verelim. Her an bir kasırga ile tüm sevdiklerimizi kaybedebiliriz. Geç kalmamak için şimdi herkese kalpten sizleri seviyorum demenin tam zamanı değil mi? |